TeslaBuyukAdamdi

RSS

ayakkabılarını kapımın önünde görmeyi istiyorum!
çünkü bu,
seni seviyorumun içine nal salmak demektir
ve hareketinin bana durduğunu akla uydurur.
oysa seni sevmem toplumu meşru kılar
ve gitmen beni dile indirger sevgilim.

- Ah Muhsin Ünlü 
~Acıklı romantizm okyanusuna dalmadan aşk nasıl tarif edilir’in en has cevabı.~

Oct 1

Duvarın sert olduğunu anlamanın en iyi yolu, ona bodoslamadan sıkı bir kafa atmaktır.

- Ali Teoman - Bir Garip Cindi Zümrüdüanka (Sel Yayıncılık, Sayfa:42)

Apr 6

Trt’ye sitem

Leyla ile Mecnun:

Şu dünyadaki en sevdiğim şeylerden biri olan futboldan bile nefret etmeme neden olabilecek kadar şukela bir dizidir. Neden? Çünkü bu akşam maç nedeniyle Leyla ile Mecnun yayınlanmayacak. Arkadaşım gidin başka gün yapın maçı, çarşamba Leyla ile Mecnun‘umuz var bizim. Hadi siz emir kulusunuz maç ayarlanmış tamam da, ya trt’ye ne demeli? Saat 10.30da Leyla ile Mecnun var, sen ne diye yayın hakkını maça kaptıran Sakarya Fırat‘ı o saate alıyorsun? Hiç yakıştıramadım, çok ayıp lan. Bu kadar insana ayıp değil mi? İşin yoksa bir hafta daha bekle.

Onur Ünlü‘ye selam, Ah Muhsin‘e sevgilerimle, yakışmadı lan trt.

Evet bu yazıyı ellerimle yazıyorum sayın trt.

~trt’ler redif~

Apr 5

Dizinin uluslararası sulara girememesinin tek sebebi. Hangi yürek dayanır, hangi mantık çevirebilir bu cümleyi?
“Bazen ağzının dediğiyle kulağının duyduğunun tuttuğu hiç ben görmedim hayatımda.”
Senin Türkçe’ne hayran olayım ben.
Sana -de’ler , -da’lar serbest İsmail.

Tüm filmleri izlememiş olsam da oscar öncesi geleneğini bozmamak adına ben de birkaç tahminde bulunmak istiyorum.

En İyi Film:

Öncelikle bu seneki filmlerin oldukça iyi olduklarını belirtmem gerek. The King’s Speech her yönüyle harika bir film olma özelliği taşıyor ve Black Swan da bir o kadar güzel. Lakin Inception dibine kadar bu ödülü hak ediyor ve almalı.

En İyi Erkek Oyuncu:

Colin Firth, The King’s Speech’deki rolüyle bu daldaki en güçlü aday. Ama James Franco da Jesse Eisenberg de bir o kadar iyiler, adaylar yeterince başarılı. Sürprizler olabilir ama gönlüm Colin Firth‘den yana.

En İyi Kadın Oyuncu:

Şüphesiz ki Natalie Portman sonuna kadar hak ediyor bu ödülü.

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu:

Geoffrey Rush gerçekten başarılıydı, ama rakibinin Christian Bale olması onun açısından büyük şanssızlık. Ödülü alacak gibi.

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu:

Kendisine olan sonsuz sevgimden ötürü Helena Bonham Carter‘ı tek geçiyorum ve bu sevgi gözümü kör ediyor olabilir ama o oscarı alamasa da tüm oscarlarımı ayaklarının altına seriyorum.

En İyi Yönetmen:

Öncelikle Danny Boyle ve Christopher Nolan neden aday değil anlamış değilim. Belki de daha kolay bir seçim olsun diye bu ikiliyi almayıp seçimi daha kolaya indirgemiş olabilirler. David Fincher ve Darren Aronofsky arasında bir tercih daha kolay gelmiş olabilir, kimbilir?

Adaylar arasında ödülü hak edenin Darren Aronofsky olduğunu düşünüyorum, ama şu zamana kadar yeterince hakkını yedikleri için David Fincher da alabilir ödülü, ki böyle bir şey olursa hiç yadırgamam. İkisi de sevdiğim yönetmenlerdir. İkisi dışında birine gitmediği sürece bir problem yok.

David Fincher’ın bir de şöyle bir farkı var ki, o da böyle bir filmi sıkıcı olmadan akıcı ve bir o kadar da harika şekilde çekebilecek nadir yönetmenlerden biri olması. Yönetmenlik koltuğunda o olmasa muhtemelen bu kadar tutmazdı film.

En İyi Özgün Senaryo:

Çektiği her filmde yönetmenlik kadar senarist kimliğini de yeterince öne çıkaran Christopher Nolan artık bir şekilde ödüllendirilmeli ve Inception  bu ödül için gayet harika bir film. Bu ödül ona gitmezse arkalarından çok pis konuşurum, ayıp ederler.

En İyi Uyarlama Senaryo:

Bu dalda çok iddalı değilim ama The Social Network filmi ile Aaron Sorkin bu ödülü hak ediyor, ama ödül 127 Hours’a da gitse olur.

En İyi Kurgu:

The Social Network bu ödülde de oldukça iddialı. Umarım ona gider.

…diyor ve törene dakikalar kala yazımı tamamlıyorum.

83. Oscar Ödül Töreni‘ne saatler kala kendi çapımda Oscar festivalini başlatmış bulunuyorum.

İlk filmimiz King’s Speech idi. Helena Bonham Carter sen bir tanesin. Diğer adayların hepsini izlememiş olsam da, on defa ödül dağıtsam onunda da sana vermekten çekinmem ödülü. 

Sırada 127 Hours var. Danny Boyle ve James Franco neler yapmış görelim.

DEVRİMİÇİ SOSYAL PAYLAŞIM


bir etkinlik daveti:
alper gencer seni
yeni bir okuma etkinliğine davet etti.


başlıca haberler:
dünya ortadoğudan gelen ayak sesleriyle uyandı
devrilen domino taşlarına benziyor diktatörler
aradığı ümidi devrimde bulan insanlar mutlu
afrika’da devrimcilik kazandırıyor, kabileler şokta


haber kaynağı:
tunus, mısır, libya
yemen, cezayir, ve fas bekliyor sırada


bildirimler:
libya halkı büyük bir devrim yapmak istiyor
onayla


kaddafi halkı tarafından zalim bir diktatör olarak etiketlendi
altı buçuk milyon libyalı bunu beğendi.


mısır’dan giden gönderiyi gör:
hüsnü mübarek


grup kur:
devrim ve çay


uygulamalar:
zalime hakkı göstermek
mazluma omuz vermek
durmadan dua etmek


oyunlar:
is ra il ve a be de


fotoğraflar:
Muhammed Buazizi kendisiyle birlikte
ortadoğu ve dünyayı ateşe veriyorken…
yorum yap


durumum:
çok şükür


ne düşünüyorsun? :
çocukları…
tümünü gör

devrim dalgası bütün dünyayı sarıyor.
alper gencer bu bağlantıyı beğendi.


mesajlar:
sakın ümidinizi kesmeyin.
paylaş


arkadaşlarınla sohbet etmek için devrimiçi ol


ortadoğu profil resmini değiştirdi.
bütün devrimciler bunu beğendi.

- Alper Gencer, sen ne güzel bir insansın.

Dogville’den İnci’ye selam.

Tarihe dikkat yalnız!

-AH O GEMİDE BEN DE OLSAYDIM- (2.0)


Alper’den 700 lira borç aldım bugün
İsrail Devleti gömülsün diye karanlıklara!
Çünkü eğer borcu varsa bir mazlumun
Başka bir mazluma
Bir mazluma
Mazlum…
Sevgilim
Tam buraya uygun bir ayet bulamıyorum.
Oysa ne çok ayet vardı 90’larda…
Baktığımız her yerde ayrı bir Allah
Gördüğümüz her peygamber yeni bir mağara.
İnsan olmak bizatihi sansasyoneldir.
Diline döktüğüm dilleri hatırlasana…


Alper bana 700 lira borç verdi bugün
İsrail kaç mermi yapabilir bu parayla?
Tarık Ali’nin Muhammed İkbal için söyledikleri doğru mu?
Frengiden öldü diyor Lahor pavyonlarında.
İşte 90’larda böyle şeyler düşündük biz sevgilim
Düşündük şiir yazınca temizlenir ülkemiz.
Şimdi İkbal cennette, Tarık Ali İngiliz
Merminin de biliyorsun, bini bir para
Ve diyelim ki Humeyni’yi de seviyorum Jack Daniel’ı da
Diyelim ki ev kirasından muaftır bütün şehir
Diyelim ki zalimler de centilmen olabilirler…
Bana duyduğun sevgiyi azımsasana!
Lira bana Alper borç bugün verdi 700.
Hemen iki paket Malbora, biraz mızrak, biraz kuz.
Bilhassa ecnebi reyonundan seçtim bunları sevgilim
Fosforun pişirdiği çocuklarda bulunsun tuzumuz.
Ah evet biliyorum demode lakırdılar bunlar
Demode irrasyonalizm, antikapitalizm demode.
Dünya kocaman bir köy, en iyi sigara Malbora
Araplar arkadan vururlar, meşru bir ülke İsrail.
Eğer bir gemi dolusu hayvan
Haksız yere böğürüyorsa
Ölen her zaman suçludur ne yapabilir ki katil?
Biliyorsun zalimin dediği olur Ortadoğu’da
Dur küfretme. Zalimler de Allah’a dahil!


Söylemiş miydim Alper’in bana borç verdiğini?
Mızrak aldım, çok arabesk, fazla anakronik.
Kuz desen; alnım açık, dolaşmam kuytularda.
Belki de lirayı kapar kapmaz 700
Yüzümü dönmeliydim olduğu gibi batıya.
Bir bakmışım karşıdan Tarık Ali geliyor
Hey bayım; şu var ya; şu koca London Bridge…
90’larda espriler hep böyleydi sevgilim
Çok açık göstermeci, nobran, edepsiz ve kitsch!
90’larda zalimler biraz racon bilirdi.
Karıları çocukları köpekleri olurdu.
Yalnız kalan bir zalim Allah’ı düşünürdü
Dur gevşeme. Zulüm, Allah’tan hariç!
Ah o gemide ben de olsaydım eğer
Mızrağı sallardım Aştot’a kadar
Belki gider çirkin bir faşiste değer
Belki de bir masumun tam kafasına.
Ama savaş böyleymiş bazen siviller
Ölebilirlermiş devlet uğruna.
90’lar bitti artık onlar var ve hey
Siz devlete inanan bütün reziller
Cehennemde karşıma çıktığınızda
Öyle bir yumruk patlatacağım ki tam burnunuza
Hayatınız Gazze şeridi gibi geçerken gözünüzden
Anlayacaksınız Allah ne demek
Ahlak ne demek
Ve rüya…
Bu sözlerimi cennet ehline aynen ilet sevgilim:
Devletin bekasının da Allah belasını versin
Malboranın da!

-

Bu haliyle daha bir hoş, daha bir Ah Muhsin’lik olmuş sanki.

Zamanında “Garanti Karantina” için söylediği o söz geliyor aklıma:

“Güzel, güzel, çok güzel.”

Aklımdan çıkmıyorsun dedim, başka türlüsünü yorgunum anlatmaya.

-

Şair burada internete sesleniyor olmalı.

Ne zormuş lan yokluğuna alışmak.

Göte giren şemsiye açılmaz diye bir şey yoktur. Açılmayan şemsiye vardır, bozuk şemsiye vardır.

Amansız ol imkansızı iste, sen istedikten sonra her şeyin oluru vardır.

Böyle anlamsız anlamsız saçmalayınca da çok güzel oluyor, çok da iyi oluyor.

Şiir Denemeleri -ya da öyle bir şey- 3

Gülerken sen,

yüzünde inciler parlıyor,

-sayıyorum teker teker-

tam otuz iki adet.


Göz kamaştırıyor her yanın,

ve yakıyor aydınlığın,

her bir lobumu.



Karşımda duruyor,

tepeden tırnağa,

-görüyor ve biliyorum-

her teline kurban olacağım bir siluet.


Ve saçların,

saçların erişilmesi hayli güç,

sanki zümrüdü anka tohumu.



Bakarken yüzüme,

en güzel yerlerinle,

-saçların istisnai bir durum-

bir hışımla kaçırıyorum gözlerimi.


Ve gözlerin,

gözlerin sanki başka bir uzuv,

ve sikiyor ebemi.

Parka geldik velet,

bırak artık elimi.

Tek haneli yaşlarda olmak,

ne de güzel bir şey.

Ve çocuğum,

sana bir şey diyeyim mi?

Bilmelisin herkes gibi,

-herkez değil-

ayrı yazılır her şey.

Yokluğunda seni anar dilim,

Lakin zor gelir iki kelam edip oturmak.

Elimde değil be sevgilim,

Sen bilmezsin, benden uzaktır yakın olmak.